Bölüm -37-(Önceki bölümden devam)

๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑ B'ölüm -XXXVII- ๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑(Bölüm 36'den devam)

Yerden kalkması istendiğin de avuçlarını birleştirip,serçe ve yüzük parmaklarını kenetledi.Karanlık bir huzur sessiz bir ışınımla etrafa yayılıyordu.Parmaklarıyla oluşturduğu bu özel işareti alnına kadar sürükleyip,selamlanandan ziyade selamlayanı övercesine eğildi yeniden. Kan ustaları Büyük ustanın önünde yere bakıyorlar, gölgeleri gittikçe sönen sinsi bir ateş gibi arkalarında bekliyor; öylece duruyorlardı. Kadim bir karanlığın uslu çocukları gibi Büyük Usta'nın önünde duradursunlar Büyük Usta kendisine verilen selamı yankılıyarak,meraklı gözlerle kendisini izleyen Erkan'a döndü. Başıyla bir şeyleri derin bir uçuruma itermiş gibi, kara kaplı bir kitabı işaret etti"Al onu!"dedi.

๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑

Büyük Usta'nın sesi Erkan'ın kulaklarına ulaştığında; aklındaki herşeyi silmiş ve yerini sadece buyurduğu şeye bırakmıştı. Oysa bu sadece bir fısıldamaydı! Bakışlarındaki kıvılcımlar bu fısıltıya binlerce yol bahşetmişti. Öfkenin belirtileri sesini büyük salona yaymış;bir cüce korosuna binlerce noktada tekrar ettirmişti adeta.

๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑

"636. sayfayı aç ve oku!"
Erkan,Büyük Usta'nın dudaklarından kopmadan sözlerin etkisine girmiş, aceleyle söylenen sayfayı açmıştı. Ve okumaya başlamıştı bile; bir şelalenin kırılmış belinden dökülürcesine salona yankılanarak yayılmaya başmıştı sözler:

"İmam Ahmed,İbni Hibban Sahihlerinde,İbni Ömer'in (R.A) Resullullah (S.A.V)'in şöyle buyurduğunu işittiğini rivayet ederler: Adem Aleyhisselam yeryüzüne indirildiği zaman Melekler dediler ki: Ey Rabbimiz,yeryüzünde,bozgunculuk edip fesat çıkaracak,kan dökecek kimseler mi yaratacaksın? Halbuki biz Seni (C.C) hamd ile tesbih ve takdis ediyoruz ... Allah(C.C)"Şüphesiz ben sizin bilmediklerinizi de bilirim.", buyurdu. Melekler;"Biz Sana (C.C) ademoğlundan daha fazla ibadet ederiz", dediler.

๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑

Cenabı Hak Melekler'e:"Meleklerden İki melek getiriniz.En çok ibadetiyle övülecek meleklerden. Nasıl amellerde bulunacaklarına bakalım", buyurdu. Melekler: " Ey bizim Rabbimiz(C.C) Harut ve Marut? ", dediler. Ve Alemlerin Rabbi olan Allah o iki meleğe "Yeryüzüne ininiz!" diye emretti. "İnsanlara pek çoğunu vereceğim imtihan aracı olacak duygulardan size yalnızca şehveti vereceğim"

๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑

Harut ve Marut yeryüzüne indiler. Bitki cinsinden bir çiçek,onlara beşerden güzeller güzeli bir kadın suretinde göründü. Melekler o kadının yanına vardılar ve kendileriyle cinsi münasebette bulunmasını istediler. Şehvet rüzgarında sallanan bu iki kutsanmış başak kendilerindeki bereketi unutarak kadına eğilip isteklerini yenilediler. Dişi, meleklere "Allah'a şirk koşan şu kelimeyi söylerseniz isteğinize kavuşabilirsiniz"dedi. Melekler:"Hayır olmaz,Allah'a (C.C) yemin ederiz ki O'na ebediyen şirk koşmayız"dediler. Kadın bu sözler üzerine onlardan uzaklaştı.

๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑

Sonra onlara ardında bir çocukla birlikte göründü. Melekler kadına isteklerini yinelediler ve kendilerine teslim olmasını istediler. Kadın:"Hayır,olmaz!"dedi. "Ancak şu çocuğu öldürürseniz size teslim olurum." Melekler: "Biz çocuğu asla öldürmeyiz"dediler. Kadın çekip gitti,sonra tekrar geldi. Yanında bir çanak içki taşıyordu. Melekler yine kadının teslim olmasını istediler. Kadın şehvet nehrinin kendisine taşıdığı bu iki meleğe dönüp şarabı onlara gösterdi ve "Bunu içerseniz olur yoksa olmaz"dedi.

๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑

Melekler içkiyi içip sarhoş oldular,kadınla zina yaptılar ve çocuğu da biçip öldürdüler. Ayıldıklarında kadın onlara şöyle ses etti: "Benim sizden isteyipte yapmadıklarınızı içki içip birer birer yaptınız. "Pişman olup tövbe ipine sarılan Harut ile Marut Merhametli Allah tarafından yaptıklarının cezasını ahirette veya cennette çekmek üzere muhayyer kılındılar. İki melek işledikleri cürmün azabını dünyada çekmeyi ihtiyar ettiler.

๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑

Bu ceza insanlara büyüyü öğretmekti. Onlar "Sakın ola ki insanlara zarar verecek büyüler yapmayın, bu bir imtihan aracıdır" diye uyarmadıkça kimseye birşey öğretemezlerdi. Fakat insanlar karıyla kocanın arasını bozacak yahut zarar verecek büyüler öğreniyorlardı, hoş,Allah'ın izni olmadan kimseye bir zarar verecek değillerdi ya..."

๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑

Okumayı kesti Erkan ve yüzünü göstermeyi reddeden bir aynaya bakıyormuşcasına Büyük Usta Rahan'a çevirdi suretini...

๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑۩۞۩ (devam edecek)

2 yorum:

CelisavoN dedi ki...

Gittikçe sesinizi takip etme isteğim artıyor. Dileğim o ki kitabını elime alıp hatta filmini izleyebilmek bu sesin daha bir çok akılda yankılanışına şahit olabilmek.İhsan Oktay Bey'in masalsı havasını burda yoğun fikirlerle bezenmiş halde bulduğumu söylemeliyim.iyi gidiyorsunuz...takipteyim...haa sonu ne olacak bunun?? şaka ediyorum...

gunesener dedi ki...

teşekkür ederim. Bu arada azrailesakakabilesi@hotmail.com adresini eklerseniz fikir ve görüşlerinizi interaktif bir şekilde de alabilirim