B'ölüm -48-(47.Bölümden devam)

๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑ B'ölüm -XLVIII-๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑ (47.den devam)


Ervin babasına dönüp, "Peki bu mağaranında Şehrengiz mağarasınında bir efsanesi var mı?" diye sordu. Babası gülümseyerek saçını karıştırdı," Evet, elbette var, bunu öğrenmek için buradayız."

Bütün hazırlıklar bitmiş mağara yeterince aydınlatılmıştı. Mağaranın keşfi için herkes hazırdı. Efsanelerini anlatan babacan, sevimli, bilge adam gitmiş , yerine çok dikkatli bir uzman, profesyonel bir araştırmacı gelmişti sanki. Ervin, babasının her koşula ve duruma göre nasıl şekillendiğini hayranlıkla seyrediyordu. Babası dikkatle adımlar atarak mağaranın duvarlarını incelemey başladı. Ervin 'de babasını rahatsız etmeyecek bir mesafeden onu takip ediyor, babası ne yaparsa hafızasına kazıyıp onun gibi düşünmeye çalışıyordu.

๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑

Gözlerini mağaranın duvarına devirdiğinde, girinti ve çıkıntıdan, pürüzlü yüzeyden başka birşey göremedi ilkin. Biraz daha dikkatli baktığında mağaranın duvarlarında kolaylıkla görünmeyen garip şekiller olduğunu gördü..İşaretler, tamemen çok net ve düzgün çizilmişlerdi, el çizimine benzemiyorlardı pek. Çünkü semboller çizilmekten çok mağaranın duvarlarına "kazınmış " gibiydi, ya da gömülmüş gibi? . Ekipteki uzmanlar sessiz ve seri bir şekilde işlerini yapıyorlardı. Öğleye kadar mağaranın duvarında ne gördülerse fotoğraflayıp işaretlediler. Bu daha sonraki araştırma raporunu oluştururken belli bir düzen ve sırayla keşiflerinden edindikleri puzzle parçalarını "bütün" olarak görebilmelerini sağlayacaktı. Eğer bütünü görebilirlerse eksik parçaların neler olduğunu bulabileceklerdi. Sonuçta neyi aradığını bilirsen onu bulma şansın,bilmemenden daha fazladır.

๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑

Öğleden sonra mağaranın derinliklerine dorğu yol almaya başladılar. Mağara sanki bri aort gibiydi babasına göre. 4 tane ikisi solda ikisi de sağda olmak üzere uzun ve dar dehlizlerden , koridorlardan oluşan yollar vardı. 13 kişilik ekibin 4'e ayrılmasını istedi babası. Her bir ekip bu koridorları aşacak, dehlizlerin durumunu çok dikkatli olacak şekilde tanımlayacaktı. babası Ervin'in ve kendisinin yalnız gitmesini istediğini söyledi diğer ekip elemanlarına. Sözleştikleri gibi ayrılan 4 yol ağzından keşif yolculuklarına doğrulandılar. Babası önden giderken Ervin hala mağaranın duvarında devam eden, sembolleri merak ediyordu.Daha önce gördüğü hiç bir şekle benzemiyordu.

๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑

"Baba, bu resimler ne?" diye sordu. Babası devam ederken yürümeye dikkatlice;"Bastığım yerlere basmayı sakın unutma Ervin, öğrendiğin gibi. Bu resimler aslında resim değil, onların bir alfabe olduğunu düşünüyorum. Ama bilindik bir alfabe olmadığı kesin." dedi. YEni bir şey sormaya hazırlanırken birden babasının bir heykel gibi donakaldığını, ve hayretler içerisinde bir yere baktığını gördü. Kafasını çevirip babasının baktığı yere baktığında, o güne kadar geçen hayatının en ilginç görüntüsüyle karşılaştı.

๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑ ๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑๑ ๑۩۞۩๑๑۩۞۩๑ (devam edecek)

Hiç yorum yok: